11 Nisan 2012 Çarşamba

İkincimsi Yazı Festivalli falan.

Şimdi şöyle bir şey var ki; ben sana bugün yazdım ya, bir de uzun uzun yazdım ya. Artık bir ay benim yazasım gelmemesi lazım normalde. Aslında yazasım gelir de yazmam, üşenirim. Çok sevdiğim bir şey olmasına rağmen yapmaya üşendiğim dopdolu şeyler listesinde yazı yazma hadisesi de.

Şimdiiii bloguma kimsenin girmeyeceğini düşünürsek sanırım buraya rahat rahat sıçabilirim. Bence sorun yok. Gidip kakamın resmini çeksem de koysam bile bir bok olmiycak çünkü. Ne güzel efenim.

İlk öncelikle bahsetmek istediğim olay şu: Tuborg Festivali.

Ama buna gelmeden sana kendimi anlatayım ben. Ben var ya ergenin tekiyim. Açık ve net. Şu an lise1 ya da 9 her ne dersen ona gidiyorum işte. Ve şu an olmam gerekenin hem sosyal hem de teorik anlamda çok çok altındayım.

Sosyal olarak nasıl altında olduğumu açıklarsak. Şu an malum gençler gerizekalı. Bu genel olarak kendi yaş kitlemin kabul etmediği bir gerçek olsa da ben bunu kabullendim.
Bunu ilk başta şununla ispatlayabilirim ki şu an ciddi anlamda 'sigara içmeyenlerin' ve '5ten az kişiyle çıkanların' dışlandığı bir kitle. Tabi burada dışlanan gruba ben her iki taraftan da giriş yapmış bulunuyorum. Ki benim bununla gurur duymamı geç, ABİ DIŞLANAN KİTLE BİRAZ TERS DEĞİL Mİ? sorusu geliyor gözümün önüne. Bu genç kitlemizdeki embesiller sanıyorlar ki "Ben artık gencim ortalığın a*ına koyarım kimse de bir şey diyemez. Neden çünkü ben gencim gençler çılgındır hadi coşalım zaaaaaaa xd"
Şimdi ben bu kitleye gerizekalı demeyeyim de kime diyeyim?

Ama tabii her yerde her zaman olduğu gibi burada da istisnalar var. Ki ben bu istisnaları "entel" olarak tanıtıyorum çünkü bu istisnalar genelde sanatsal açıdan, bilgisel açıdan, ders notları açısından baya bayaaa üstlerde oluyorlar.
Demek istediğim adamlar öbür gerizekalı kitlemiz gibi sigara alkol kullanmak, kız kaldırmak gibi uğraşları erteleyip gidiyor entelleşiyorlar. En iyisi. Çok seviyorum ben bu entelleri.

Ammavelakin şöyle bir sorun var kii ben bu iki grup için de çok dışlanmışım. Çok eziğim büzüğüm bir şeyim. Çünkü neden ben enstrüman çalamam, spor yapamam, öbür alanlarda da ahım şahım bir yeteneğim yok. Sigara alkol falan zaten hiçhiç yani. Ben böyle ortada kalmış bir insan, ki öyle ki hayatında tek ergen grubu Model'in konserine gitmiş insan.

Bu entel kitlesi entel olduğu kadar geziyor da abi, gerçi öbür kitle de yapıyor bunu. Ortak bir aktivite bu ama ben buna da dahil olamıyorum işte. Şimdi bu iki kitle gidiyor konserlere coş coş oh ne güzel. Ama ben tek konsere gitmek için bir de elin ergeninin konserine gitmek için babama yalvarıp yakarmak zorunda kalıyorum. Derslerimi bahane sürüyor ailem haklı olarak ki, CİDDEN DERS ÇALIŞMAM LAZIM VE BUNUN HAKKINDA KONUŞMAK İSTEMİYORUM. Çok kötü.

Şimdiii Tuborg Festivaline gitmek istememin şöyle sebepleri var ki
GUNS'N ROSES GELİYOR.

Bissürü bissürü güzel grup da geliyor.

Ben hiç hayatında Festivalmiş bir şeymiş yüzü görmeyen ezik kızın tekiyim.

Ve son sebebe geldik ki bu sebep Tuborg Festivalinden haberdar olmamın, araştırmamın, gitmeyi çokçokçok istememin ana sebebi diyebilirim.

*çok çok ergence şeyler yazacak, eğer mide sorunların varsa okuma bence. ergen kız sorunu köşesi burası. *

Bizim okulda bir çucuuuk vaaar. Evet. Şimdi bu gerizekalı kitle demiştim ya. Benim gittiğim okulda bu gerizekalı kitleden bolca var. Aslında gerizekalı kitleden çok anlatmaya bile zahmet etmediğim kitleden var okulda "sorunlular" Şöyle diyeyim ben bunlara. Bunlar da bana benziyorlar aslında. Ama bunlar sosyal medyadan da habersiz. Yazı falan da yazmıyorlar. Ders ders ders. Bu yani yaptıkları. Benimkinden daha iyi muhtemelen ama olsun. Her neyse ne diyordum.

İşteee bu kitlelerin dışında kalan iki üç kişi var en azından benim dönemim mi ne diyim onda işte. İki üç de değil hatta tek kişi var.

O da bizim okuldaki o çucuuuuk. Şimdi anlatayım ben sana detaylıca. Tipten başlamak gerekirseee
GÖZLERİ MAVİ. Bu en önemli kısım. Sonra teni açık baya, saçları da küçükken sarı olup da büyüyünce koyulaşan ama hala sarımsı olan renk var ya. Bizim Türkler tam sarı olmamasına rağmen sarı derler ona. İşte o renkten, açık kumral. Boyu uzun.
Karakterine geçelim ki bu kısım daha önemli. Bir kere genelde bu tipte insanlar egoist mi egoist, kendini beğenmiş mi kendini beğenmiş olurlar.
Ama bu çocuk da bir gariplik var ki değil kendini beğenmek, utangacımsı, özgüven sorunları olan biri işte. Benim gibi.
Eğer insanlardan korktuğum gözönünde tutulursa bence öbür kızlar gibi egoist insanlardan hoşlanmamam gayet doğal.
Ve çocuk entel sınıfına giriyor ama şu an gerizekalılara da kayıyor gibi bir hali var. Yani kaymıyor da okuldaki kitle gerizekalı olunca etkilenmemek elde değil. Yok ama ya bu çocuk da hani tehlike falan cık. Sigaraymış alkolmuş işi olmaz yani. Sanırım. Tanımıyorum çünkü ben. Elimde hakkındaki detaylı bir sosyal medya araştırmasından başka bir şey yok. -Yok lan kağıda falan çıkarmadım, elimde derken kafamda yani-
Ve aynı zamanda bu benim çucuk, Pucca'daki gibi isim vereyim buna ben. Kinder çocuğu diyelim çünkü aynı ona benziyorr. Her neyse bu Kinder çocuğu işte gitarı baya baya çalıyor. Yok yok klasik değil ama öyle Akdeniz akşamları havasında değil. Elektronik. Rakçı işte. Les Paul'u var lan çocuğun. Bir de bir zengin ki bir zengin. Yani bana göre tabii. Ama baya zengin.

Bak şimdi tırstım bu çocuk psikopat çünkü bu Les Paul'u konusunda şimdi googledan aratsa ben çıkmam dimi lan karşısına. Les Paul dedim kinder dedim falan.

Eğer bunu okuyorsan Kindercim o sen değilsin. Cidden bak. Bir gariplik oldu ama olsun.
Yani ben kendim hakkında böyle başkasının yazdığı bir yazı okusam yazandan tırsarım. Ama sen okuyorsan tırsma. Yemem. Belki yerim ama belli olmaz.

Of yine ergenleştim ben. Her neyse. Bu Kinder yazmış ki Twitter'da "tuborg festivalinde yaş sınırı olursa intihar ederim" Ben baktım neymiş bu festival diye anam bakmaz olaydım. GUNS N ROSES LAAAAN. Bissürü de başka grup var.

Bir de bugün okulda onun bir arkadaşından benim de bir arkadaşımdan, yani aslında benim sınıftan onun normalde arkadaşı olan, ama çok yakın arkadaşı olmayan, şu gerizekalılar sınıfından biri var işte. Tanıyom ben bunu iyi gibiyiz. Bu da pisliğin önde gideni yalnız. Anlattığına göre Konyada çıkmadığı kız kalmamış ama bence o hayal görüyor, sorunları var. Her neyse bu çocuğa da isim verelim ımmm ne diyelim ki biz buna? Aklıma hep hakaret geliyor ama olmaz ki. Of neyse aman herkese isim vermek olmaz öyle. İsimsiz o. İşte bu çocuktan öğrendiğime göree Kinder bilet bulmuş Tuborg Festivaline. Sahne önünde çalışan arkadaşı mı varmış neymiş.

O değil, lan bu festivalin yaş sınırı var. 18+. Bu çocuk nasıl gidecek? Bilmiyorum. Ben de dedim bu isimsiz arkadaşa eğer sen de bilet falan bulursan haber ver bana diye de. Lan eğer bilet bulsa bile babamdan izin almak ÖLÜÜÜM. Kamp yapılıcak bir kere orada? Babam da gelir kamp yapar benimle evellallah. Hadi diyelim babamdan aldım bir şekilde izni. Ben bok gibi kalırım lan orda. O isimsizle takılıcam falan desem de ben orda ezilirim bildiğin. Zaten insanlardan tırsıyorum orda birsürü insan tanımadığım hepsi de büyük. Hepsi de beni o gerizekalı ergenlerden sanıp "ne işi var bu veletin burda offf" gözüyle bakacak. Tüylerim diken diken oldu bak şimdiden.

Ama olsun ben yine de garip bir şekilde istiyorum bu festivale gitmeyi. Mutlu olucam çünkü. Belki onunla daha yakın olma fırsatını bulucam. Belki kaynaşıcaz. Lan onu bunu siktir et. GUNS N ROSES I GÖRÜCEM LAN.

Buydu işte anlatacaklarım. Valla toparlayabildim mi bilmiyorum. Meraba bunu asla okuyamiycak insan. Selam olsun.

Giriş yazısı

Açıkçası, blogspotta tekrar ve tekrar yeni bir blog açıp bir şeyler yazma hevesinin bir anlığına gelmesi pek de garip bir olay değil.

Çünkü bilirsiniz, ben maymun iştahlı biriyim. Baya bir. Sürekli sürekli çok güzel şeyler hakkında planlar kurarım ama bu planları kurduğum yerler genellikle bu planları gerçekleştiremeyeceğim yerler olur. Mesela Pucca Günlük gibi hayran olduğum bir blog ve yazar mı desem artık nasıl hitap etsem bilemediğim bana ilham daha çok da heves getiren blogcu gibi bir blog açma hayali kafama ders çalışırken girmişti. Ve o an kalkıp blog açarak bir yazı yazmaya başlarsam annem kafamı koparabilirdi.

Ya da ne yapacağımla ilgili düşünceler, her konuda her şeyle ilgili planlarım genellikle tuvalette gerçekleşir. Ve tuvalete bıraktığım dışkıyla beraber o hayali de sifonla lağıma yolluyorum maalesef.

Uyurken de olduğu oluyor bazen. Yani o uykuya dalmadan hemen önceki bazen çok tatlı bazen çok tatsız anlarda. Öyle hayaller kuruyorum ama sabah kalktığımda o hayallerle ilgili kafamda hiçbir şey kalmıyor.

Ve ne oluyor biliyor musunuz? Sadece zaman geçiyor. Hayal kurmanın iyi bir şey olduğunu şiddetle savunabilirdim eskiden, ama şimdi kendi kişiliğimden dolayı hayal kurmanın çok da iyi bir şey olmadığını kavradım.

Ama bu yazıyı da bir hayal sonucu yazdığıma göre çok da kötü olmasa gerek.

Sana neden blogspot u tercih ettiğimi anlatayım. Sosyal ağ kavramı işte. Biliyorsun bunu tanımlamama gerek yok ki zaten tanımlasam bile dandik olur, olmaz. Her neyse. İşte bu kavramda ufuuuu bir sürü site var.
Twitter mesela. 140 karakterle içinden geçeni anlatamayacağın bir yer ve bir sürü bir sürü insan var orada.
Ya da facebook. Ama hiç anlatmayayım facebook'u. Valla oraya git blog yaz canımı ye. Facebook lan bu. İğrenç. Facebook'u kullanmanın tek amacı insanların fotoğraflarına bakmak bence. Gereksiz.
Sonra tumblr var. Kendini çook özel sanan entel kılıklı apaçilerin mekanı. Kahve, nutella, aşk acısı, 98lileri eleştirme, aslında kendinden küçük herkesi eleştirme, bazen sırf eleştirilmemek için kendini eleştirme, popilik cart curt. Buraya adam gibi blog yazmak çok güzel olurdu. Ama ben yapamıyorum arkadaş. Bir dashboard var ki sitede girdin mi sonunu bulmak yok yani. Orada saatler geçiyor. Blog yazmaya kalksan o dashboard dan ilham falan da kalmıyor ben de. Hem bir de şu sebep var ki orada çok insan var.

Çok insanın olması, çoğu insan için, eğer bunu biri okuyorsa -bebeğim sana sesleniyorum- muhtemelen senin için de korkunç bir şey olarak görünmeyebilir. Ama bence insanlar çok korkunç. Çünkü neden? Hepsi düşünebiliyor. Düşünsene bak tumblrda bilmem kaçtane takipçin var 100 olsun en basiti. Bu adamlar bunu dashboardda görüyor hadi hepsi göremez 25i gördü desek, 10u okumaya üşendi desek, abi en az 15 farklı kafadan farklı sesler. Çok ürkütücü. Senin hakkında 15 farklı kafadan doğru yanlış yorumlar. Bloguna bakacaklar belki. Kötü düşünecekler. Unutacaklar sonra kesin ama olsun. O an kötü düşünecekler.
Bence bu çok korkunç bir şey. Cidden.
Hem bir de şöyle bir sebep de var tumblrda tanıdıklar var olayı. Şimdi gidicek okuycak falan bu senin düşüncelerini sonra sorucak sana nolduu yaeee diye amaaaaaaan. Onun için blogspot çok iyi bence.

Çünkü bir kere eğer adam işsiz değilse senin blogunu bulamaz. Hadi diyelim buldu, birisi. Ne bileyim çok az yani okuyan insan sayısı.

E şimdi sen diyceksin ki madem insanların okumasını istemiyorsun neden yazıyorsun buraya? Git evde defterine yaz.
Haklısın. Ama bir yandan da istiyorum okumanızı. Bilmem içimde küçük bir yer.

Hem bak özgüven çalışması gibi düşün bunu. Benim özgüvenim düşük, insanlardan ve düşüncelerinden korkuyorum, burası da bunun için attığım minik bir adım.

Çok mu konuştum naptım ben yine? Olur öyle arada kusura bakma.

Ha bir de Esin ben. Ya da İpek de. Her ne demek istersen olmayan insan.
Görüşürüz.